Yazar: Dr. Metin Çevener – Girişimsel Radyoloji Uzmanı
Tiroid biyopsisi, sık başvurulan, hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilen bir biyopsi türüdür. Ancak tiroid biyopsisi ile ilgili bir çok püf nokta bulunduğunu biliyor muydunuz?

Hangi tiroid nodülü tehlikelidir?
Tiroid nodülü bulunan hastalarda hangi tip nodüllerden parça alınacağı, deneyimli radyologlar tarafından yapılan ultrasonografilerle belirlenmektedir. Bu nedenle biyopsi kararını vermede, iyi bir tiroid ultrasonografisi muayenesi şarttır.
Maalesef pratikte, riskli nodüllerden biyopsi yapılmadığını veya riski son derece düşük nodüllerdende parça alındığını görebiliyoruz. Bunun önüne geçilmesi, biyopsi işleminin standardize edilmesi amacıyla yayınlanan kılavuzlara göre biyopsi işlemine karar verilmelidir. (Amerikan Radyoloji Cemiyeti (ACR-TIRADS), Avrupa Tiroid Cemiyetinin (EU-TIRADS) veya Kore Tiroid Radyolojisi Cemiyetinin(K-TIRADS) kılavuzu gibi).
Biyopsi kararı verilebilmesi için, bu kılavuzların belirttiği noktaların ultrasonografi raporunda detaylandırılması şarttır. Ayrıca rapor sonucunda, biyopsi gerekip gerekmediğini gösteren özel bir skorlama sistemi eklenmelidir.

Hangi tiroid nodülünden parça alınması gerektiğini, hangi nodüllerin kanser şüphesi taşıdığını, hangi nodüllerin takip edilmesi gerektiğini anlattığımız daha detaylı öğrenmek için aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.
Tiroid biyopsisi nasıl yapılır?
Tiroid biyopsisi, ultrasonografi eşliğinde, lokal anestezi ile yapılan pratik ve kısa süren bir biyopsidir. Uygun teknikle yapılan bir uyuşturma sonrası hasta konforunun son derece iyi olduğu bir yöntemdir.
Tiroid biyopsilerinde, biyopsiye kılavuzluk etmesi için ultrasonografi kullanımı esastır. Tiroid biyopsisinde ultrason kullanımı ile tiroid nodülünün tam istenen, doğru yerinden parça alınması sağlanır. Ayrıca ultrason eşliğinde yapıldığında, kritik alanlarda yerleşimli nodüllere yapılan biyopsilerde, çevre dokuların zarar görmesinin ve uygunsuz alanlardan parça alınmasının önüne geçilmebilmektedir.
Tiroid biyopsisinin anestezi kullanılmadan yapıldığı klinik yaklaşımlar mevcuttur. Ancak hem hasta konforu, hemde ağrısız bir biyopsiyle daha fazla doku alınabilmesi adına lokal anestezi kullanılması önem arz eder. Ayrıca lokal anestezi, hastaların ağrı nedeniyle tedirgin olmasının, işlemde ağrı nedeniyle hastanın hareket etmesinin ve bazen de biyopsinin erken sonlandırılmasının da önüne geçer. Konforlu, ağrısız bir biyopsi, sadece hasta açısından değil, işlemi yapan hekimin de daha rahat çalışmasını ve daha fazla doku alabilmesini sağlayarak işlem başarısını etkiler.
Tiroid biyopsisi, 10-15 dakikada sonlanabilen pratik bir biyopsidir. Genelde ameliyathane ortamında değil, ultrasonografi odalarında gerçekleştirilmektedir. İşlem sonrasında hastalar hemen taburcu edilebilirler. İş gücü kaybına yol açmaz, işlemden sonra çalışması gereken hastalar işe dönebilirler.
Tiroid biyopsisi ile daha detaylı bilgi için aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.
Tiroid biyopsisine hazırlık
Tiroid biyopsisi özel bir hazırlık gerektirmeyen bir biyopsidir. Hasta özel bir durumu yoksa aç olması gerekmez, ancak özel durumlarda 1-2 saat açlık yeterlidir.
Kan sulandırıcı kullanan hastalar, işlem öncesinde kan sulandırıcıların kesilmesi konusunu işlemi yapan hekim ile görüşmelidir. Çoğu durumda biyopsiler ince iğnelerle yapıldığından dolayı kan sulandırıcıların kesilmeden biyopsi yapılması mümkün olabilmektedir. Ancak kullanılan biyopsi tekniği veya biyopsi iğnesine göre kan sulandırıcıların kesilmesi gereken durumlar olabilmektedir, bu konunun işlem öncesinde detaylı görüşülmesi gerekir.
Hastaların kan sulandırıcılar dışında kullandığı ilaçların işlem öncesinde kesilmesi gerekmez.
Altta yatan başka bir hastalığı olmayanlarda işlem öncesinde herhangi bir kan tahlili yapmaya gerek yoktur. Ancak kanama pıhtılaşma sorunu olan bireylerde işlem öncesinde kan sayımı ve kanama-pıhtılaşma testi yapmak gerekebilmektedir. Ayrıca ince iğne tekniği dışında diğer tekniklerle işlem olacak hastalarda biyopsi öncesi kan tahlili yapılabilmektedir.
Tiroid biyopsi tekniği
Tiroid biyopsisi standart olarak ‘ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB)’ tekniği ile gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemin özellikleri şunlardır;
- Çok ince iğnelerle gerçekleştirilmektedir
- Biyopsi işlemi hasta sırtüstü yatar pozisyonda iken yapılmaktadır.
- İşleme başlamadan önce boyun bölgesi bir sterilizasyon solüsyonu ile temizlenmektedir.
- Lokal anestezi yapılarak kişinin ağrı duyması engellenmektedir
- Özel bir durum olmadıkça işlem sırasında yutkunma sorun oluşturmaz
- Çok ince iğneler kullanıldığı için komplikasyon ihtimali son derece düşüktür
- Nodül içerisinden ince iğneler ile hücreler toplanır
- Alınan hücreler mikroskop camları üzerine yayılarak patolojiye gönderilmektedir
- işlem yeri çok küçük bir yara bandı ile kapatılmaktadır.
Biyopsilerde kullanılan ince iğne aspirasyon biyopsisi ile kalın iğne biyopsisi arasındaki temel farkları buradan okuyabilirisiniz.
Biyopsi sonrası dikkat edilecekler
Tiroid biyopsisi işleminden sonra yemek yemek ve su içmek serbesttir. İşlem ince iğnelerle gerçekleştirildiğinden işlem yerine su değmesinde sakınca yoktur, banyo yapılabilmektedir. Bazen işlemden birkaç saat sonra görülebilen hafif sızılar için basit ağrı kesiciler kullanılabilmektedir. (Örneğin; parasetamol içeren ağrı kesiciler vb gibi). Biyopsi sonrasında antibiyotik kullanımına gerek yoktur.
Ancak biyopsi günü, biyopsi sonrasında özellikle boyun hareketlerini gerektiren sporların yapılmamasında fayda vardır. Boyun bölgesini ilgilendirmeyen spor ve egzersizler yapmakta ise sakınca yoktur.
Biyopsi sonrasında işlem yapılan yerde, ciltte hafif renk değişikliği görülebilmektedir. Bu tamamen normal olup birkaç gün içerisinde kendiliğinden kaybolur. Herhangi bir krem veya ilaç gerekmez.
İnce iğne biyopsilerinde komplikasyon ihtimali son derece düşüktür (Genellikle risk %1’in altında). Kanama veya enfeksiyon ihtimali zayıftır. İşlem sonrası normal kabul edilen hafif sızılar dışında ciddi bir ağrı olması da kanama ihtimalini akla getirir. Bu durumda yeniden bir ultrason ile kontrol yapılması faydalı olacaktır.
Biyopsi sonucu nasıl değerlendirilir?
Tiroid biyopsisi sırasında alınan hücreler, bir mikroskop camı üzerine yayılarak patoloji bölümüne gönderilmektedir. Burada, teknisyenler tarafından teknik bir işlemden geçirilen dokular veya hücreler daha sonra patoloji doktorları tarafından mikroskop ile incelenmektedir.
Yapılan incelemeler sonucunda alınan dokuların kanser olup olmadığı veya kanser şüphesi taşıyıp taşımadığı bir rapor halinde sunulur. Bu raporların, her hekim tarafından basitçe anlaşılabilecek şekilde standardize edilmesi amacıyla BETHESDA adı verilen bir skorlama sistemi kullanılmaktadır.
BETHESDA raporlama sisteminde, tiroid hücrelerinde mikroskop ile saptanan değişiklikler, patoloji raporunun son kısmında 1 ile 6 arasında değişen bir skor ile belirtilmektedir. Bethesda 1 ve 2 iyi huylu değişiklikleri, Bethesda 3 dikkat edilmesi veya takipte kalınması gereken bir durumu, Bethesda 4-5-6 ise kanser olasılığını gösteren skorlardır. Skorun 4’den 6’ya doğru artması, o kişinin kanser olma ihtimalinin de artması anlamına gelmektedir.
Tüm tıbbi tanı ve tedavi süreçlerinde olduğu gibi biyopsilerde veya patoloji alanında da çok düşük de olsa yanılma payı mevcuttur. Bu nedenle nadiren de olsa biyopsi tekrarı gereken durumlarla karşılaşılabilmektedir.
Biyopsi sonuçlarının nasıl değerlendirildiği hakkında daha detaylı bilgi için aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.
Diğer biyopsiler ile ilgili detaylı bilgi için buraya tıklayarak ana sayfamıza göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Tiroid biyopsisi gerekliliğini ortaya koyan en önemli test ultrasonografidir. Ultrasonografide saptanan bulgular 1 ile 5 arasında skorlanarak TIRADS skoru denilen bu skor ultrason raporunun sonuç kımında belirtilir. TIRADS skoru 4 ve 5 olan kişilerde nodülde yüksek şüphe olduğu anlamına gelir, bu kişiler mutlaka biyopsi olmalıdır. TIRADS-3 olarak raporlanan hastaların riski düşük olup nodüllerinin büyük olması durumunda biyopsi yapılabilir. TIRADS 1 ve 2 olanlara biyopsi önerilmez (Referans-1)
Tiroid biyopsisi lokal anestezi uygulanarak yapıldığında ağrılı bir işlem değildir. Lokal anestezi çok ince dental iğneler kullanılarak cilde ve tiroid kapsülü üzerine uygulanır. Bu aşamada hastalar ince bir iğne batması hissederler (koldan kan alma işlemi gibi düşünülebilir, ancak lokal anestezi iğnesi kan alma iğnesinde çok daha incedir).Sonrasında biyopsi alanı tamamen uyuşacaktır. Nature dergisinde yapılan bir çalışmada lokal anestezi kullanılarak veya kullanılmadan yapılan biyopsiler karşılaştırıldığında, her iki yöntemle de biyopsi deneyimi olan hastaların %79,4’ü biyopsinin kesinlikle lokal anestezi ile daha konforlu olduğunu ifade etmişlerdir (Referans-2).
Tiroid biyopsisi toplamda 15-20 dakika sürmektedir. Bu sürenin ilk 5-10 dakikası hazırlık aşamasıdır. Bu aşamada kişi sırtüstü yatar, biyopsi bölgesi bir antiseptik solüsyonla temizlenir, ultrason cihazı kamera kılıfı ile kaplanarak hijyenik önlem alınır. Biyopsi aşaması ise 5-10 dakika sürer.
Tiroid biyopsisi sonrasıda uyuşturucunun etkisi devam ettiği için kişi ilk 1-2 saat herhangi bir şey hissetmez. Daha sonrasında işlem yerinde hafif bir sızlama olabilir. British Thyroid Foundation (BTF), ağrıya hassas bireyler işlemden sonra arzu halinde paracetamol içerikli basit ağrı kesici ilaçlar kullanabileceğini belirtmektedir (Referans-3)
Tiroid biyopsisi merkezden merkeze değişmekle bilikte olağan şartlarda ortalama 1 hafta içerisinde sonuçlanır. Bazı merkezlerde bu süre bir miktar uzayabilir veya kısalabililir. Raporun ne kadar sürede çıkacağı patoloji bölümünün yoğunluğu, patoloji bölümünün personel imkanı, laboratuarın teknolojik imkan ve kabiliyeti vb gibi süreçlere bağlıdır.
Bir kişiye tiroid biyopsisi yapılabilmesi için öncelikle mutlaka tiroid ultrasonu yapılmış olması gerekmektedir. Tiroid biyopsisi ultrasonda nodülü olan herkese yapılmaz. Nodül biyopsisi yapılabilmesi için kişinin ultrason raporu sonucunda TIRADS 3-4 veya 5 gibi bir skor olmalı, tiroid nodülüne ait ultrason incelemesinde şüphe bulunmalıdır.
Tiroid biyopsisi tüm dünyada son 4 dekattan beri standartlaşmış olarak ince iğne aspirasyon biyopsisi yöntemi ile yapılmaktadır. JAMA dergisinde yayınlanan sistematik review ve meta analizde bu yöntemin hassasiyeti %85,6 olarak belirtilmiştir (Referans-4).
Tiroid nodüllerinin tanısı için biyopside klasik yöntem olarak ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) uygulanmaktadır. Ancak seçilmiş vakalarda İİAB yerine tru cut biyopsisi (kalın iğne biyopsisi) uygulanabilir. Tru cut biyopsilerde ince iğne biyopsilerine göre daha fazla doku elde edilir. Bu nedenle kalın iğne biyopsilerin (tru cut biyopsilerin) hassasiyet oranları ince iğne biyopsilerine göre daha yüksektir (Referans-6). Ancak kalın iğne (Tru cut) biyopsisi ince iğne biyopsisine göre daha yüksek komplikasyon ihtimali nedeniyle sadece seçilmiş hastalarda ve 2 cm’den büyük nodüllerde tercih edilirler (Referans-5).
Tiroid ince iğne biyopsisi özellikle ultrason kılavuzluğunda son derece güvenli bir yöntemdir. Damar, sinir yaralanması, doku travması gibi ciddi komplikasyonlar izlenmez. Minör hematom riski dahi çok düşüktür. Biyopsiden sonra iğne giriş yerinde ekimoz veya hafif komforsuzluk hissi görülebilir (Referans-7).
Tiroid biyopsisi sonrasında yapılan mikroskopik incelemelerden bir patoloji raporu elde edilir. Patoloji raporunun sonuç kısmında BETHESDA adı verilen özel bir skorlama sistemi kullanılır. BETHESDA skorlama sistemi kişiden alınan parçaların kanser olup olmadığı hakkında istatistiksel bilgi vermektedir.
BETHESDA skorlama sisteminde skor I’den IV’ya doğru arttıkça kişide alınan parçaların kanser olma ihtimali de artar. Kategori I’de biyopsi tekrarı önerilmektedir. Kategori II, iyi huylu kabul edilir ve sadece takip önerilmektedir. Kategori III’de ise biyopsi tekrarı, cerrahi veya yakın takip önerilmektedir. Ancak kategori III tartışmalı bir kategori olup merkezden merkeze öneriler değişebilir. Bethesda IV, V ve VI kategorilerinde cerrahi müdehale ve/veya moleküler testler önerilmektedir (Referans-8).
Tiroid biyopsisi çok ince bir iğne ile gerçekleştirildiğinden işlem yerinde iz kalmaz. İşlemden sonra dikiş atılmaz. Pansuman yapmak gerekmez. Biyopsi işleminden bir süre sonra işlem yeri belli olmaz.
Tiroid biyopsisi sonrasında yemek yenilebilir ve içilebilir. Biyopsi sonrası duş alma veya banyo kısıtlaması yoktur. İşe dönmek zorunda olan çalışan hastalar işlem sonrası görev yapabilirler. İşlemden sonra hafif sızlam şeklinde bir konforsuzluk olması durumunda parasetamol içerikli basit ağrı kesiciler kullanılabilir. İşlem sonrasında kafanın sağa sola çevrilmesinde bir sakında yoktur. Ancak boyun hareketlerini içeren ağır spor veya boyun egzersizleri önerilmez. Yürüyüş veya alt bedeni çalıştıracak hafif sporlar yapılabilir. 1-2 gün sonra normal bir şekilde spora dönülebilir.
Tiroid nodüllerinden parça almak için standart yöntem olan ince iğne aspirasyon biyopsisi, Tru cut (kalın iğne) biyopsisi ve ameliyat ile cerrahi biyopsi seçenekleri mevcuttur.
Her tiroid nodülü tehlikeli değildir. Bir nodülün tehlikeli olup olmadığı ile ilgili ana bilgi ultrason tetkikinden elde edilir. Ultrasonda nodülün büyüklüğü, iç yapısı, içerisinde kireçlenme (kalsifikasyon) olup olmaması, dış çeper yapısı, içerisindeki damarlanma miktarı ve nodülün sertliği gibi faktörlere bakılır. Bu bulgular ultrason raporunda bir skorlama sistemi ile rapor edilir (TIRADS skorlama sistemi). Skoru 4 ve üzerinde olan nodüller tehlikeli nodüller olarak sınıflandırılır (Referans-1).
Tiroid nodüllerinin ablasyon yöntemiyle ameliyatsız bir şekilde tedavisi mümkündür (Referans-9). Ancak hangi tiroid nodülüne ablasyon uygulanabileceği kurallara bağlıdır. Bunun için ablasyon tedavisini anlattığımız yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
Kaynaklar ve Referanslar
- Tessler FN, Middleton WD, Grant EG, Hoang JK, Berland LL, Teefey SA, Cronan JJ, Beland MD, Desser TS, Frates MC, Hammers LW, Hamper UM, Langer JE, Reading CC, Scoutt LM, Stavros AT. ACR Thyroid Imaging, Reporting and Data System (TI-RADS): White Paper of the ACR TI-RADS Committee. J Am Coll Radiol. 2017 May;14(5):587-595. doi: 10.1016/j.jacr.2017.01.046. Epub 2017 Apr 2. PMID: 28372962.
- Lee, TL., Wei, PY. & Tai, SK. Effect of local anesthesia on pain scale and specimen adequacy in fine-needle aspiration biopsy of thyroid nodules for liquid-based cytology. Sci Rep 12, 18498 (2022). https://doi.org/10.1038/s41598-022-23031-0
- https://www.btf-thyroid.org/patient-leaflet-about-investigating-thyroid-nodules
- Hsiao V, Massoud E, Jensen C, et al. Diagnostic Accuracy of Fine-Needle Biopsy in the Detection of Thyroid Malignancy: A Systematic Review and Meta-analysis. JAMA Surg. 2022;157(12):1105–1113. doi:10.1001/jamasurg.2022.4989
- Hahn, S.Y., Shin, J.H., Oh, Y.L. et al. Comparison Between Fine Needle Aspiration and Core Needle Biopsy for the Diagnosis of Thyroid Nodules: Effective Indications According to US Findings. Sci Rep 10, 4969 (2020). https://doi.org/10.1038/s41598-020-60872-z
- Novoa, E., Gürtler, N., Arnoux, A. and Kraft, M. (2012), Role of ultrasound-guided core-needle biopsy in the assessment of head and neck lesions: A meta-analysis and systematic review of the literature. Head Neck, 34: 1497-1503. https://doi.org/10.1002/hed.21821
- Jasim S, Dean DS, Gharib H. Fine-Needle Aspiration of the Thyroid Gland. [Updated 2023 Mar 23]. In: Feingold KR, Adler RA, Ahmed SF, et al., editors. Endotext [Internet]. South Dartmouth (MA): MDText.com, Inc.; 2000-. Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK285544/
- Juhlin CC, Baloch ZW. The 3rd Edition of Bethesda System for Reporting Thyroid Cytopathology: Highlights and Comments. Endocr Pathol. 2024 Mar;35(1):77-79. doi: 10.1007/s12022-023-09795-9. Epub 2023 Nov 30. PMID: 38032439.
- Sinclair CF, Baek JH, Hands KE, Hodak SP, Huber TC, Hussain I, Lang BH, Noel JE, Papaleontiou M, Patel KN, Russ G, Russell J, Spiezia S, Kuo JH. General Principles for the Safe Performance, Training, and Adoption of Ablation Techniques for Benign Thyroid Nodules: An American Thyroid Association Statement. Thyroid. 2023 Oct;33(10):1150-1170. doi: 10.1089/thy.2023.0281. Epub 2023 Sep 14. PMID: 37642289; PMCID: PMC10611977.
Son güncelleme tarihi:

Dr. Metin Çevener, MD, EDIR, girişimsel radyoloji alanında özellikle girişimsel tedavilere odaklanan Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji uzmanlarından biridir. 2009 yılından beri girişimsel radyoloji alanında faaliyet gösteren Dr. Metin Çevener, günlük pratik uygulamalarını 2015 yılından beri girişimsel onkoloji alanına yoğunlaştırmıştır. Ayrıca tiroid nodüllerinin girişimsel tedavileri, miyom hastalarında embolizasyon yöntemi, varis hastalığının girişimsel tedavileri, periferik arter hastalıkları ve ağrı konusu ile de ilgilenmektedir. 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuş, 2012 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Radyoloji ihtisasını tamamlamıştır. 2009 yılından beri girişimsel radyoloji ile ilgilenen Dr. Metin Çevener 2019 yılında European Diploma in Radiology diplomasını almaya hak kazanmış, 2022 yılında ‘Centre of Excellence’ belgesi almıştır. Mesleki kuruluş üyelikleri arasında Cardiovascular and Interventional Radiology of Europe (CIRSE), European Society in Oncology (ESIO), European Society of Oncologic Imaging (ESOI), Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyumlarda hem katılımcı ve hem de davetli konuşmacı olarak yer alan Dr.Metin Çevener’in 20’den fazla ulusal ve uluslararası bilimsel makalesi ve 300’den fazla atıfı bulunmaktadır. Dr. Metin Çevener daha önce Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Memorial Hastaneler Grubunda ve Varisson Görüntüleme Merkezinde çalışmış olup mesleki görevine Medicana International İstanbul Hastanesinde devam etmektedir. Google Scholar LinkedIn Instagram X Facebook




