Yazar: Dr. Metin Çevener – Girişimsel Radyoloji Uzmanı
Bu yazımızda size biyopsi işleminin ne olduğunu kısaca tanıtacağız. Daha detaylı bilgi için sitemizdeki diğer alanlara göz atmanızı öneririz. Böylelikle biyopsi işleminin tüm detaylarını ayrıca öğrenebilirsiniz.
Biyopsiyi tanıyalım
Biyopsi, dokuda oluşan değişiklikleri veya hastalıkları tanımlamak için o dokudan numune parça alınması işlemidir. Halk ve doktorlar arasında parça almak, doku almak, doku tanısı koymak gibi isimler verilebilmektedir. Biyopsi işleminde, girişimsel radyologlar parça alınacak dokuyu bütünüyle almazlar. Sadece öncelikle tanı koyma amacıyla küçük miktarda bir doku alınmaktadır. Dokunun tamamının çıkartıldığı işlemin adı eksizyon’dur ve tamamen farklı bir tıbbi işlemdir. Girişimsel radyolojide ve bu sitede ise tamamen ameliyatsız olarak gerçekleştirdiğimiz iğne biyopsilerinden bahsedilecektir. İğne biyopsi çeşitleri için buraya tıklayarak daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Günümüzde sık yapılan biyopsilerden bazıları şunlardır;
Biyopsi işlemini gerektiren durumlar
Biyopsi işlemi birçok amaçla yapılabilmektedir. Bunlar şu şekilde sıralayabiliriz;
- Bir dokuda oluşan değişikliklerin ne olduğunu öğrenmek. (örneğin; karaciğerde küçülme olan bir hastada bunun siroza bağlı olup olmadığının öğrenilmesi vb gibi.)
- Bir organ veya dokuda oluşan tümörlerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu anlamak. (Örneğin; meme biyopsisinde memede saptanan bir kitlenin iyi huylu mu yoksa kanser mi olduğunu anlamak)
- Kötü huylu bir kitle saptanması durumunda bu kitlenin alt gruplarının saptanması, kanserin alt gruplarının tanımlanması. (örneğin; akciğer biyopsisi ile akciğerde kanser saptanan bir kişide bu akciğer kanserin alt tiplerinin belirlenmesi. Küçük hücreli akciğer kanseri mi? Adenokanser mi? Nöroendokrin tümör mü? Squamoz hücreli akciğer kanseri mi? vb gibi.)
- Alınan parçalardan genetik analiz yapılması (örneğin; NGS çalışması gibi). Bazı kanser tiplerinin genetik mutasyonlar nedeniyle oluştuğu bilinmektedir. Aldığımız parçaların incelenmesi sonucunda bu genetik mutasyonların saptanması, hastaya kemoterapi dışında diğer ilaç seçeneklerinin kapısını aralayabilecektir.
- Patoloji testleri sonucunda dokuların hormon duyarlılıkları ortaya konur. Bazı durumlarda bu nedenle hormon tedavilerine başlamak gerekebilir. (Örneğin meme kanserinde, parçalardan yapılan testlerde hormon duyarlılığı yüksek saptanan hastalara ekstra koruyucu hormon tedavileri başlamak gibi)
- Biyopsi sonucunda kanser dokusunun saldırganlık derecesi veya hızlı yayılımcı bir tutum gösterip göstermeyeceği gibi kanserin biyolojik davranışları hakkında ipucu elde ederiz. (örneğin; kanserli doku incelemesindeki Ki67 değeri veya venöz invazyon durumu gibi)
- Erken evre kanserlerde, kişinin kemoterapi alıp almayacağı konusunda arada kalınan vakalarda, biyopsi alınan parçadan yapılan genetik analiz sonucunda skorlama yapılarak kişinin kemoterapi alıp almayacağı konusundaki karara ek katkı sağlanabilmektedir. (örneğin bu testler erken evre meme kanserinde veya kolon kanserinde hastalığın ileride nüks riski hakkında bilgi verir. Bu yolla kişinin erken evre bile olsa kemoterapi alıp almayacağı konusuna ek katkı sağlar)
Biyopsi işlemini kim yapar?
Biyopsiyi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de farklı branşlarda hekimler yapabilmektedir, örneğin genel cerrahi hekimleri meme biyopsisi, beyin cerrahi hekimleri beyin biyopsisi, ortopedi hekimleri kemik biyopsisi vs. yapabilmektedir.
Ancak tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artık biyopsi işlemlerinin çok büyük bir kısmı teşekküllü ve multidisipliner hastanelerde girişimsel radyologlar tarafından yapılmaktadır.
Biyopsi işleminin daha da artan oranda girişimsel radyologlar tarafından yapılmasının bir çok sebebi mevcuttur. Ancak en önemli sebebi, girişimsel radyolojinin uzmanlık alanı nedeniyle doğal olarak radyolojik görüntülemelere hakim olmaları ve biyopsi işleminde görüntüleme kullanılmasıdır. Görüntüleme kılavuzluğunda yapılan işlemlerin körlemeye yapılan biyopsilere göre bazı avantajları mevcuttur.
Özellikle görüntüleme kılavuzluğunda biyopsi yapılması, daha doğru noktadan parça alınmasını sağlayarak yeniden biyopsi yapılmasının önüne geçebilmektedir. Görüntüleme eşliğinde biyopsi yapılması kesi-dikiş-iz olmadan biyopsi yapılmasına olanak sağlar. Görüntüleme eşliğinde iğne biyopsileri, açık biyopsilere göre daha kısa sürer ve lokal anestezi ile narkozsuz olarak yapılabilmektedir. Bu da hastaların daha kısa süre hastanede kalmalarına ve çoğu zaman işlemin günübirlik yapılabilmesine olanak sağlar. Biyopsilerde kullanılan anestezi yöntemleri ile ilgili bilgi için buraya tıklayarak daha detaylı okuma yapabilirsiniz.
Biyopside alınan parçalar nasıl analiz edilir?
En çok karıştırılan konulardan biri biyopsiyi alan bölüm ile alınan dokuların incelendiği bölümlerin birbirinden farklı bölümler olmasıdır. Biyopsiyi girişimsel radyologlar görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilir. Bu işlem girişimsel radyolojinin işlem odasında, tomografi odasında veya MR odasında yapılabilir. Ancak alınan dokular patoloji laboratuarına gönderilir. Alınan parçalar ayrı bir bölüm tarafından incelenmekte ve raporlanmaktadır.
Son güncelleme tarihi:

Dr. Metin Çevener, MD, EDIR, girişimsel radyoloji alanında özellikle girişimsel tedavilere odaklanan Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji uzmanlarından biridir. 2009 yılından beri girişimsel radyoloji alanında faaliyet gösteren Dr. Metin Çevener, günlük pratik uygulamalarını 2015 yılından beri girişimsel onkoloji alanına yoğunlaştırmıştır. Ayrıca tiroid nodüllerinin girişimsel tedavileri, miyom hastalarında embolizasyon yöntemi, varis hastalığının girişimsel tedavileri, periferik arter hastalıkları ve ağrı konusu ile de ilgilenmektedir. 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuş, 2012 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Radyoloji ihtisasını tamamlamıştır. 2009 yılından beri girişimsel radyoloji ile ilgilenen Dr. Metin Çevener 2019 yılında European Diploma in Radiology diplomasını almaya hak kazanmış, 2022 yılında ‘Centre of Excellence’ belgesi almıştır. Mesleki kuruluş üyelikleri arasında Cardiovascular and Interventional Radiology of Europe (CIRSE), European Society in Oncology (ESIO), European Society of Oncologic Imaging (ESOI), Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyumlarda hem katılımcı ve hem de davetli konuşmacı olarak yer alan Dr.Metin Çevener’in 20’den fazla ulusal ve uluslararası bilimsel makalesi ve 300’den fazla atıfı bulunmaktadır. Dr. Metin Çevener daha önce Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Memorial Hastaneler Grubunda ve Varisson Görüntüleme Merkezinde çalışmış olup mesleki görevine Medicana International İstanbul Hastanesinde devam etmektedir. Google Scholar LinkedIn Instagram X Facebook




