Meme Biyopsisi

Yazar: Dr. Metin Çevener – Girişimsel Radyoloji Uzmanı

Meme biyopsisi

Meme kanseri, kadınlara özel kanserler sıralandığında ilk sırada gelen kanser türüdür. Dünyada her yıl 2 milyondan fazla kişi meme kanserine yakalanmaktadır. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de meme kanseri sıklığında artış mevcuttur. Ayrıca genç yaşta meme kanserine yakalanma oranı da yükselmektedir.

Bu artışın sebeplerinden biri de, modern görüntüleme yöntemleriyle meme kanserinin artık daha kolay saptanabilmesidir. Günümüzde görüntüleme tetkiki sayılarında artış, memede biyopsi gerektiren durumların da artışına sebep olmaktadır.

Meme Biyopsisi Kimlere ve Neden Yapılır?

Kadınlarda, memede herhangi bir hastalıktan şüphelenilmesi durumunda kesin tanı koymak için biyopsi yapılması gerekmektedir.

Meme Biyopsisi Kimlere Yapılır?

Meme biyopsisi, daha önceden ultrasonografi, mamografi veya meme emarı (MR) yapılan kişilerde, bu tetkiklerde bir şüphe saptanması durumunda gerçekleştirilen memeden parça alınması işlemidir.

Memeden yapılan biyopsi işlemi için bir yaş sınırlaması yoktur, her yaşta yapılabilir. Ancak biyopsi gerekliliği daha önceden yapılan görüntülemeler ile netleşmiş olmalıdır.

Sadece kadınlara değil erkeklere de meme biyopsisi yapılabilir. Kadınlara göre çok daha nadir olsa da erkeklerde de meme kanseri görülebilir.

Meme Biyopsisi Neden Yapılır?

Meme biyopsisi bir kaç nedenle yapılabilmektedir;

  1. Yukarıda da belirtildiği gibi memede tespit edilen kitlenin kötü huylu olup olmadığını anlamak
  2. Biyopsi sonucunun kötü huylu çıkması halinde, bu kitlenin saldırgan veya yayılımcı bir kitle olup olmadığını anlamak: Genellikle bunu anlamak için, parça alındıktan sonra patoloji sonucunda yazan Ki-67 değerine bakıyoruz. Ki-67 değerinin yüksek olması, daha saldırgan bir tümör ile karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Bu değerinin ne anlama geldiğini öğrenmek için buraya tıklayarak Ki-67 ile ilgili detaylı videomuzu izleyebilirsiniz.
  3. Kadınlık hormonlarının risk oluşturup oluşturmadığını saptamak: Kadınlarda meme kanseri oluşumunda çoğu zaman ana tetikleyici, östrojen ve progesteron gibi kadınlık hormonlarıdır. Bir kişide meme kanserine yol açan faktörün östrojen veya progesteron olup olmadığını bilmek, tedavi şeklini belirlemek için çok önemlidir. Bu nedenle, memeden alınan dokudaki hücrelerden (kandan değil !), kişinin hormonal etkilenmesi ölçülür ve bu durum patoloji raporunda yazılır. Bu hücresel hormonal etkilenme durumu sadece biyopsi ile alınan dokulardan çalışılabilmektedir. Meme kanserinde hormonların etkisi ile ilgili detaylı açıklama videomuzu izleyebilirsiniz. 1.Video: Meme kanserinde kimlere hormon veriliyor, ER, PR, Her2, Ki 67 değerleri 2.Video: Meme Kanserinde Koruyucu Hormon Kullanımı
  4. Meme kanserinin alt tipinin belirlenmesi: Unutmayalım ki, tek bir meme kanseri yoktur, meme kanserinin bir çok alt tipi mevcuttur. Her meme kanseri aynı değildir. Kişinin hangi tip meme kanseri olduğu, tedavi şeklinin belirlenmesinde çok önemlidir. Bu nedenle biyopsi yapılmasının en önemli sebeplerinden biri de kanser alt grubunun belirlenmesidir. Meme kanserinin alt tipleri ile ilgili detaylı bilgi için, buraya tıklayarak videomuzu izleyebilirsiniz.
  5. Memeden parça alınmasının nedenlerinden biri de genetik analiz yapabilmektir. Günümüzde meme kanserinin tedavisinde geliştirilen yeni nesil ilaçların tedavide kullanılıp kullanılmayacağını belirlemek için, memeden alınan tümör dokusundan genetik analiz yapılması gerekmektedir. NGS (Yeni nesil genetik dizileme) adı verilen bu analiz, biyopsi sırasında alınan tümör hücreleri incelenerek gerçekleştirilir.

Biyopsi Gerekliliği için Raporumda Ne Yazmalı?

Standart görüntüleme raporlarında, genellikle raporlarının sonuç kısmında, o rapordaki bulguların ne anlama geldiğini anlatan ve bir sonraki adımda ne yapılması gerektiğini belirten bir skorlama ibaresi yer alır.

BIRADS skorlama sistemi denilen bu sistem kişinin meme kanseri olma ihtimalini tahmin etmemizi sağlar. Kişinin BIRADS skoru 0 ile 6 arasında değişebilmektedir. Ultrasonografi, mamografi veya MR raporlarının sonuç kısmında bu ibarenin, BIRADS-4 veya BIRADS-5 olarak belirtilmesi, o kişinin meme biyopsisi olması gerektiği anlamına gelir.

Meme görüntüleme raporlarının nasıl değerlendirildiği ve BIRADS skorlama sistemi ile ilgili detaylı videomuzu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Meme Biyopsisi Aşamaları Nelerdir?

Günümüzde meme biyopsileri artık standart olarak iğne biyopsisi şeklinde yapılmaktadır. İstisnai özel durumlar dışında, ameliyat ile açık biyopsiler artık yerini iğne biyopsisine bırakmıştır.

Biyopsi hazırlığı

Meme biyopsisi işleminin özel bir hazırlığı yoktur. Hastanın geceden aç olması gerekmez, son 1-2 saatlik açlık çoğu zaman yeterli olur. Biyopsi öncesinde detaylı bir kan tahlili gerekmemektedir. Kan sulandırıcı kullanan hastaların, bu ilaçları başlayan hekimle görüşerek kesmesi gerekebilmektedir. Ancak çoğu durumda, kanama riski düşük hastalarda kan sulandırıcılar kesilmeden de iğne biyopsisi yapılabilmektedir.

Meme biyopsi işlemi

Doğru yerden parça almak için meme biyopsileri görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilmektedir. Meme biyopsisi sırasında görüntülemede genellikle standart olarak ultrasonografi kullanılmaktadır. Ancak çok çok küçük, henüz kanserleşmemiş veya yeni kanserleşmeye başlayan memedeki kireçlenme alanlarına yapılan biyopsilerde görüntülemede istisnai olarak mamografi de kullanılabilmektedir. Özel durumlarda bazen memedeki kitle kendini gizleyerek, ne ultrasonografide ne de mamografide görülemeyebilmektedir. Bu gibi durumlarda ise meme MR’ı eşliğinde biyopsi yapılması gerekir. Ancak istisnai durumlar dışında genel olarak biyopsilerin büyük bir kısmı ultrasonografi eşliğinde yapılmaktadır.

Meme biyopsilerinin nasıl yapıldığı ile ilgili aşağıdaki detaylı videomuzu izleyebilirsiniz.

Memede iğne biyopsisi, küçük bir iğne deliğinden girilerek yapılmaktadır. Bu koldan kan verme işlemine benzer bir işlemdir. Memenin uyuşturulmasında ve parça alınmasında çok ince iğneler kullanılmaktadır. Bu nedenle işlem alanına dikişe gerek yoktur ve iz kalmaz. Dikiş kullanılmadığı için işlemden sonraki günlerde pansuman da gerekmez.

İğne biyopsileri usulüne uygun yapıldığında son derece konforlu ve ağrısız bir işlemdir. İşlem sırasında lokal anestezi uygulanarak meme tamamen uyuşturulmaktadır. Usulüne uygun teknik ile yapılan lokal anesteziler ile biyopsi, hasta hiçbir ağrı duymadan gerçekleştirilebilmektedir.. Uyuşturucunun etkisi çabuk başlar ve yaklaşık 2 saat kadar sürer. Bu süre meme biyopsisini tamamlamak için yeterlidir. Çünkü meme biyopsileri çoğu zaman yaklaşık 15 dk içerisinde tamamlanır. Ağrısız biyopsi hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayarak daha detaylı okuma yapabilirsiniz.

Meme biyopsisinde memenin usulüne uygun olarak uyuşturulması ve meme biyopsisinin ağrısız olarak yapılabilmesi ile ilgili aşağıdaki videomuzu izleyebilirsiniz.

Günümüzde meme biyopsisinde standart olarak kullanılan kor biyopsi metodu, diğer adıyla tru-cut biyopsi, kitleden yeterli miktarda doku alınmasını sağlar. Genelde 3-4 küçük parça alınması tanı konulmasında yeterlidir. Alınan küçük doku parçaları minik patoloji kaplarında özel bir solüsyon ile patoloji laboratuarına gönderilmektedir. Bu solüsyon içerisinde doku uzun süre bozulmadan saklanabilmektedir. İğne biyopsi çeşitleri ile ilgili daha detaylı bilgi için buraya tıklayarak daha detaylı okuma yapabilirsiniz.

Meme Biyopsisi Yöntemleri Nelerdir?

Meme biyopsileri günümüzde standart olarak görüntüleme eşliğinde iğne biyopsileri şeklinde yapılmaktadır. Ancak birçok iğne biyopsi tekniği mevcuttur. Biyopsi sırasında kullanılan tekniğe göre biyopsi isimleri değişkenlik göstermektedir. Sık gerçekleştirilen meme biyopsi yöntemleri şunlardır;

Tru-cut biyopsi (Kor biyopsi) yöntemi

İğne biyopsilerinde standart yöntemdir. Tanı konulması aşamasında son derece yeterli bir yöntemdir. Ağrısız olarak lokal anestezi ile gerçekleştirilmektedir. İz bırakmaz. Memeden yeterli miktarda doku alınmasını sağlar. Alınan parçalardan; tanı konulabilmekte, hastalığın alt tiplendirmesi yapılabilmekte, hastalığın agresiflik seviyesi değerlendirilebilmekte, tümörün hormonal hassasiyeti değerlendirilebilmekte ve genetik analiz yapılabilmektedir. Kısa bir işlemdir, 15 dk içerisinde tamamlanır. İz bırakmaz, işlem sonrasında eve ve çalışma hayatına dönüş kısadır, işlem sonunda hastalar hemen taburcu edilebilmektedir.

Vakum biyopsi yöntemi

Tanı koyma ve ileri testlerin yapılabilmesi için aynı tru-cut biyopsisi gibi bir çok faydaları mevcuttur. Ek olarak vakum biyopsisi, tru-cut biyopsiye göre çok daha fazla miktarda doku alabilmektedir. Bu bazı özel durumlarda bir avantaj sağlayabilmektedir. Özellikle;

  1. Memedeki kitlenin çeperlerinin belli olmadığı durumda
  2. Ultrasonda net olarak görülmeyen ancak mamografide farkedilen alanlarda
  3. Memede saptanan mikro kireçlenme alanlarında

vakum biyopsisi kullanılabilmektedir.

Vakum biyopsi yöntemi genelde isimlendirme itibariyle kulağa hoş gelmemektedir. Ancak bu isimlendirme hastaları korkutmamalıdır. Bu yöntem de aynı tru-cut biyopsi yöntemi gibi bir iğne biyopsisi olup iğne deliğinden gerçekleştirilmektedir. Sadece biyopsi sırasında kullanılan cihaz farklıdır ancak biyopsi mantığı benzerdir. Uygun lokal anestezi tekniği ile ağrısız olarak günübirlik olarak gerçekleştirilmektedir.

Biyopsi Sonrası Neler Yapılmalıdır?

Meme biyopsileri sonrasında hayatı tehlikeye atacak bir komplikasyon ihtimali yoktur. Genellikle meme biyopsileri sonrasında konfor oldukça iyidir. Kişi direk olarak ayağa kalkarak giyinebilmekte ve taburcu olabilmektedir. Hatta çalışması gereken kişiler aynı gün işe dönebilmektedir.

İşlem sonrasında lokal anestezinin etkisi 1-2 saat kadar devam eder, bu süre zarfında herhangi bir ağrı olmaz. Sonrasında memede bazen hafif bir sızlama hissi doğaldır. Çoğu zaman bu sızlama ağrı kesici bile kullanılmayacak derecede düşüktür. Ancak isteyen hastalar basit ağrı kesici tabletler kullanılabilmektedir.

İşlemden sonra genellikle 1 gün işlem yerine su değmemesini istemekteyiz. Ancak hastalar isterlerse bu bir günlük süreçte su geçirmez bant kullanarak banyo yapabilirler. Ancak biyopsi günü hamam, sauna, denize girme gibi aktiviteler önerilmemektedir. İşlemden 1 gün sonra her türlü aktiviteye dönmek serbesttir. Biyopsiden sonraki 1 hafta boyunca ise biyopsi bölgesine banyo sırasında kese yapılmamalıdır.

İşlemden bir kaç gün sonra biyopsi yerinde sararma veya hafif morluk şeklinde ve avuç içi büyüklüğünde bir renk değişikliği oluşabilmektedir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda renk değişikliği daha büyük bir alanda olabilmektedir. Ciltte görülen bu renk değişiklikleri tamamen normal olup herhangi bir krem veya antibiyotik kullanmaya gerek yoktur. Çoğu durumda 1 hafta içerisinde renk değişikliği normale döner.

Biyopsi yerinde enfeksiyon ihtimali son derece düşüktür, bu nedenle biyopsiden sonra rutin olarak antibiyotik kullanmaya gerek yoktur.

Diğer biyopsiler ile ilgili detaylı bilgi için buraya tıklayarak ana sayfamıza göz atabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Meme biyopsisi yaparken uyuşturulur mu?

Meme biyopsisi, memede parça alınacak kitlenin ve çevresinin uyuşturulması ile yapılır. Meme biyopsisi lokal anestezi yapılmadan veya eksik lokal anestezi ile yapılırsa kişi işlemde ağrı hisseder. Bu nedenle lokal anestezi tekniğine uygun olarak uyuşturulmalıdır.

2. Meme biyopsisinde acı duyulur mu?

Memeye yapılacak lokal anestezi meme içerisinde hızla dağılmaktadır. 60 saniye içerisinde etkisini gösterir. Biyopsi alanına infiltrasyon olarak yapılan lokal anesteziler ile meme biyopsisi tamamen ağrısız olarak yapılabilmektedir.

3. Meme biyopsisi sonrasında ağrı olur mu?

Meme biyopsisi sonrası yapılan lokal anestezi ilacın miktarı, hastanın yaşı, meme dokusundaki yağ miktarına vb gibi faktörlere bağlı olarak değişmekle birlikte uyuşma etkisi 1-2 saat kadar devam eder. Bu da meme biyopsisinin hemen sonrasında ilk saatlerde ağrı olmayacağı anlamına gelir. Ancak birkaç saat sonra işlem yerinde ciddi bir ağrı olmasa da müphem hafif bir sızlama olabilir. Bu durumda ağrıya hassas kişilere basit ağrı kesiciler önerilebilmektedir.

4. Meme biyopsi kaç dakika sürer?

Meme biyopsisi hazırlık aşaması ile birlikte 15-20 dakika kadar sürer. Hazırlık aşamasında meme antiseptik solüsyonla temizlenir, biyopsi alanı steril bir örtü ile ile kapatılır, ultrason cihazı kamera kılıfı kullanılarak hijyenin önlem alınır. Hazırlık süresi 10 dakika, biyopsi süresi 10 dakika olarak düşülünebilir.

5. Meme biyopsisi sonrası duş alınır mı?

Meme biyopsisi sonrasında işlem yeri yarabandı büyüklüğünde bir pansuman bandı ile kapatılır. Eğer bu bandın su geçirmeme özelliği mevcut ise bu şekilde banyo yapılabilir. Ancak genel olarak biyopsi sonrası 1 gün işlem yerine su deymesi istenmez. İğne biyopsilerinde işlemden 24 saat geçtikten sonra banyo yapılabilir.

6. Meme biyopsisi sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

Meme biyopsisi sonrasında memeye uygulanacak sauna, jakuzi, küvete girme, hamam, kese yapma gibi işlemlerden uzak durulmalıdır. İşlem yerine banyo sabunu, duş jeli gibi kimyasal temizleyiciler uygulanmamalıdır. Çok yoğun şiddetli sporlardan 1 gün süreyle uzak kalınmalıdır. Hafif sporlar yapılabilir. Deniz ve havuza 1 gün süre ile girilmemelidir. Çalışan hastalar işe devam etmesi gerekiyorsa işin mahiyetine bağlı değişmekle birlikte aynı gün işe dönüş yapabilir. Yapılan lokal anesteziler el-kol koordinasyonunu bozmayacaktır, bu nedenle önlem amaçlı 1-2 saat beklenmesi şartıyla araç kullanılmasında bir sakınca yoktur. Meme biyopsi bölgesinde hafif bir renk değişikliği normaldir, işlem yerinden 1-2 damla kan pıhtısı gelebilir. Bu konuda endişelenmeye gerek yoktur, herhangi bir krem veya antibiyotik kullanılması gerekmez. Meme biyopsileri sonrasında kanama-hematom ihtimali literatürde binde 1 olarak (%0,1) olarak belirtilmektedir (Referrans-2). Ancak yine de memede ciddi bir morarma veya şişme olması halinde hayati önemi olmasa da işlem yapan hekimle irtibata geçilerek ultrason kontrolü yapılmalıdır. İşlem sonrasında memede antibiyotik gerektiren enfeksiyon gelişme ihtimali çok düşüktür (%0,15 – Referans 2), bununla birlikte memede akıntı, meme cildinde sıcaklık artışı, vücut sıcaklığında 38C derece ateş gibi bulgular varsa hekim kontrolü ve antibiyotik başlanması gerekebilir.

7. Meme biyopsisinde başarı oranı nedir?

Memeden yapılan iğne biyopsisinde tanı koyma oranları çok yüksektir. Literatürde ameliyata gerek kalmadan iğne biyopsisi ile kanser hastalığına tanı koymada başarı oranı %94,2’dir (Referans-1). Ayrıca, gerçekten iyi huylu tümörü olan bireyleri saptama oranı da (spesifite) %88,1’dir. Hastalarda yanlış pozitiflik oranı neredeyse sıfırdır. Yanlış negatiflik oranı çok düşük olup %2,2’dir (Referans-3).

8. Meme biyopsisi zor bir işlem midir?

Meme biyopsisi hasta açısından son derece konforlu bir işlemdir. Biyopsiyi yapan girişimsel radyologları açısından da teknik açıdan nispeten kolay bir biyopsidir. Yapılan çalışmalarda hastaların işlem öncesinde anksiyetelerinin giderilmesi için işlem hakkında bilgilendirilmesi ağrı hissini ciddi azalmasını sağlamıştır. Çalışmalar görüntüleme eşliğinde (ultrasonla) yapılan biyopsilerin mamografi ile yapılan biyopsilere göre çok daha konforlu olduğunu göstermiştir. 391 biyopsi hastası üzerinde yapılan çalışmada hastaların sadece lokal anestezi sırasında hafif bir ağrı hissetiği, işlemin devamında biyopsi aşamasının ağrı açısından konforlu olduğu belirtilmiştir (Referans-4).

9. Memeden biyopsi yaparken hangi yöntemler kullanılabilir?

Meme biyopsisinde ameliyat ile yapılan eksizyonel biyopsi dışında girişimsel radyologların yaptığı 3 farklı iğne biyopsi yöntemi mevcuttur. Bunlardan ilki ‘ince iğne’ biyopsisidir. İnce iğne biyopsisinin tanı koyma başarısı %74 olarak saptanmıştır (Referans-5). Bu nedenle artık günümüzde ince iğne biyopsilerinin yerini tanı koymada daha başarılı olan ikinci yöntemimiz olan ‘tru cut biyopsiler’ kullanılmaktadır. Tru cut biyopsiler aynı zamanda kor biyopsi veya kalın iğne biyopsisi olarak da isimlendirilirler. Bu ikinci yöntemin tanısal başarısının %98,92’lere ulaştığını gösteren çalışmalar vardır (Referans-6). İğne biyopsilerinden biri olan üçüncü yöntem ise ‘vakum biyopsi’dir. Vakum biyopsisinin tanısal başarısı ise literatürde %94 olarak raporlanmıştır (Referans-7).

10. Patoloji sonucu kaç günde çıkar?

Patoloji sonucu sahada güncel olarak ortalama 1 hafta-10 günde çıkması beklenir. Bu süre merkezden merkeze değişerek daha kısa veya daha uzun sürebilir. Patoloji sonuçlanma hızı merkezin laboratuar çalışma hızına, personel imkanına, laboratuarın teknolojik alt yapı ve şartlarına, çalışılacak testlerin miktarına göre değişir. İmmünhistokimyasal testler veya NGS analizi denilen yeni nesil sekanslama yöntemleriyle moleküler testler yapıldığı durumlarda ek süre gerekebilmekte ve patolojinin raporlama süresi uzayabilmektedir.

11. Meme biyopsisi sonucu pozitif çıkarsa ne olur?

Meme biyopsisinin pozitif çıkması durumunda kişide kanser varlığı veya olasılığı belirmiş olur. Sonuçların biyopsiyi yapan ve biyopsi isteyen hekimle görüşülerek tedavi ve takip planlaması yapılmalıdır.

12. Meme biyopsisi negatif çıkarse ne anlama gelir?

İdeal bir biyopsi ve ideal bir patolojik değerlendirme sonucunda meme biyopsisinin temiz (negatif) çıkması durumunda kişide kanser olmadığı ortaya çıkmış olur. Çıkan sonuca göre bir takip veya tarama programı oluşturulur.

13. Meme biyopsisi tek seferlik bir işlem midir?

İdeal bir biyopsi sonucunda ulaşılan patoloji raporu nihai sonucu verir. Yeniden biyopsiye gerek duyulmaz. Ancak biyopside yetersiz parça alınması veya patolojik değerlendirmede yetersizlik durumunda yeniden parça almak gerekebilmektedir. Lieberman ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada yeniden biyopsi gerektiren durumlar yaklaşık %3 olarak kaydedilmiştir (Referans-8).

14. Meme biyopsisi evreyi belirler mi?

Meme biyopsisi sadece kişinin kanser olup olmadığını, kanser değilse biyopside alınan dokuların hangi hastalığa ait olduğunu veya kanser ise kanserin cinsini ve alt tipini belirler. Ayrıca yapılan biyopsi ile kanserin agresiflik derecesi anlaşılır, tedavide kullanılacak ilaçlar belirlenir, koruyucu ilaç kullanılıp kullanılmayacağı, kişinin ameliyat öncesinde kemoterapi veya akıllı ilaç alıp almayacağı ortaya çıkar. Kanserin hangi evrede olduğu ise biyopsi ile değil PET/CT, MR, Ultrason veya tomografi gibi görüntülemeler ile ortaya çıkar.

15. Meme biyopsisi kaç günde iyileşir?

Meme biyopsisi sonrası ciltte bir dikiş olmaz. İğne deliğinden girildiği için giriş yeri 24 saat içerisinde kendiliğinden kapanır. Bu alanda iz kalmayacak, biyopsi yeri uzun vadede belli olmayacaktır.

16. Biyopsi kanserin yayılımına neden olur mu?

Meme biyopsisi pratik olarak kanserin yayılmasına veya uzak organlara sıçramasına sebep olmaz (Referans-9). Bu düşünce kişinin harekete geçerek biyopsi yaptırmasına ve zaman kaybetmesine engel olmamalıdır.

Referanslar ve Kaynaklar

  1. Ciatto S, Houssami N, Ambrogetti D, Bianchi S, Bonardi R, Brancato B, Catarzi S, Risso GG. Accuracy and underestimation of malignancy of breast core needle biopsy: the Florence experience of over 4000 consecutive biopsies. Breast Cancer Res Treat. 2007 Mar;101(3):291-7. doi: 10.1007/s10549-006-9289-6. Epub 2006 Jul 6. PMID: 16823506.
  2. Kasprowicz N, Bauerschmitz GJ, Schönherr A, Baldus SE, Janni W, Mohrmann S. Recurrent Mastitis after Core Needle Biopsy: Case Report of an Unusual Complication after Core Needle Biopsy of a Phyllodes Tumor. Breast Care (Basel). 2012 Jun;7(3):240-244. doi: 10.1159/000339689. Epub 2012 Jun 22. PMID: 22872800; PMCID: PMC3409383.
  3. Boba M, Kołtun U, Bobek-Billewicz B, Chmielik E, Eksner B, Olejnik T. False-negative results of breast core needle biopsies – retrospective analysis of 988 biopsies. Pol J Radiol. 2011 Jan;76(1):25-9. PMID: 22802813; PMCID: PMC3389906.
  4. Pang E, Crystal P, Kulkarni S, Murphy K, Menezes RJ. An Audit of Pain Experienced during Image-Guided Breast Biopsy Procedures at an Academic Center. Canadian Association of Radiologists Journal. 2016;67(3):250-253. doi:10.1016/j.carj.2015.10.001
  5. Wang M, He X, Chang Y, Sun G, Thabane L. A sensitivity and specificity comparison of fine needle aspiration cytology and core needle biopsy in evaluation of suspicious breast lesions: A systematic review and meta-analysis. Breast. 2017 Feb;31:157-166. doi: 10.1016/j.breast.2016.11.009. Epub 2016 Nov 17. PMID: 27866091.
  6. Issa, Mohammed1,2; Obadiel, Yasser Abdurabu1,3; Gaber, Abdulaziz H.S.3. Assessing the Accuracy of Core-Needle Biopsy for Breast Mass Diagnosis at Two Referral Hospitals in Sana’a City, Yemen. Arab Board Medical Journal 25(2):p 81-88, May-August 2024. | DOI: 10.4103/abmj.abmj_36_23
  7. Sharma, N., Theis, S., Vogelmann, T. et al. Vacuum-assisted breast biopsy vs core needle biopsy: a systematic review and meta-analysis. Eur Radiol 36, 4449–4466 (2026). https://doi.org/10.1007/s00330-025-12299-1
  8. Soyder A, Taşkin F, Ozbas S. Imaging-histological discordance after sonographically guided percutaneous breast core biopsy. Breast Care (Basel). 2015 Feb;10(1):33-7. doi: 10.1159/000370219. PMID: 25960723; PMCID: PMC4395822.
  9. https://www.mayoclinic.org/tests-procedures/cancer-treatment/in-depth/cancer/art-20046762

Son güncelleme tarihi:

Doğru biyopsi, doğru tanı

Ben Dr. Metin Çevener

Bu sitede sizlere biyopsi hakkında herkesin kolayca anlayabileceği şekilde detaylı bilgiler vereceğim. Sorularınız, fikirleriniz, önerileriniz ve katkılarınız için bize aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan veya whatsapp (0506 0317506) yoluyla ulaşabilirsiniz.