Yazar: Dr. Metin Çevener – Girişimsel Radyoloji Uzmanı
Diğer adıyla ‘adrenal bez’ olarak adlandırılan böbrek üstü bezleri, çeşitli tıbbi durumlarda tanı koyma amacıyla biyopsi yaptığımız bir organdır. Karın boşluğunun arka kısmında, böbreklerin üst kısmında ve derinde yerleşimli bu organdan parça almak deneyim gerektiren biyopsilerden biridir.

Böbrek üst bezi ne işe yarar?
Adrenal bezden (diğer adıyla böbrek üstü bezinden) bir çok hormon salgılanmaktadır. Böbrek üstü bezleri iç kısmından adrenalin ve noradrenalin gibi panik hormonları salgılamaktadır. Ayrıca bezin korteks adı verilen dış kabuğundan ise kortizol, aldosteron, DHEA gibi hormonlar salgılanmaktadır. Bu hormonlar stres düzeyimizi, kan basıncımızı, mineral dengemizi düzenledikleri gibi testosteron ve östrojen gibi sex hormonlarına da katkı sağlarlar.
Kitle şüphesinde izlenmesi gereken basamaklar
- Klinik Değerlendirme. Kişide böbrek üstü bezinde kitle şüphesi durumunda klinik durumu değerlendirilmelidir. Kilo değişimi, kan şeker düzeyi, mineral eksiklik ve fazlalıkları, idrar düzensizlikleri, tansiyon değişiklikleri vb gibi değerlendirmeler önemlidir.
- Hormonal değerlendirme. Böbrek üstü bezleri normalde halihazırda hormon salgılayan hormonlardır. Ancak böbrek üstü bezindeki kitle aşırı hormon salınımına sebep oluyorsa bu durum kan tahlilleri ile araştırılmalıdır.
- Görüntüleme. Böbrek üstü bezlerinde kitle şüphesi doğduğunda bu kitlenin boyutu, iç yapısı, çevre organlarla ilişkisi görüntüleme ile araştırılmalıdır. Görüntülemede en sık MR veya tomografi kullanılmaktadır. Ultrasonografi ise yetersiz kalabilmektedir.
Hangi durumda biyopsi yapmak gerekir?
Böbrek üstü bezinden, diğer adıyla adrenal (sürrenal) bezden, aşadıdaki durumlarda biyopsi yapılabilmektedir.
- Kişinin başka bir kanseri olduğunda. Kanser hastalarında, böbrek üstü bezlerine sıçrama olması sık görülen bir durumdur. Bu nedenle böbrek üstü bezinde bir kitle tespit edildiğinde bunun sıçrama olup olmadığının araştırılması amacıyla biyopsi yapılmaktadır.
- Böbrek üstü bezinde kanser şüphesi. Başka kanserlerden böbrek üstüne olan sıçramalar dışında böbrek üstü bezinin kendi kanserleri de mevcuttur. Bu kansere tanı koymak, immün boyama ve kanserin alt tiplendirmelerini yapmak, genetik analiz yaparak farklı ilaç seçeneklerini ortaya koymak için biyopsi yapılabilmektedir.
- Görüntüleme yöntemi yetersiz kaldığında. Görüntülemeler çoğu zaman böbrek üstü kitlesinin tanısı ile ilgili bilgi verir. Ancak arada kalınan durumlarda, adrenal bezden biyopsi yapılarak tanı netleştirilmektedir.
- Biyopsi sonucu tedaviye yön verecekse. Biyopsiler, çoğu durumda tedavi planlanmasında kullanılmaktadır. Adrenal bezin (böbrek üstü bezinin) biyopsi sonucunda tedavi kararı değişecek ise tedavi planlanması öncesi biyopsi yapılabilmektedir.
- Hormon salgılamayan kitleler. Adrenal bezde hormon sagılayan bir kitle olduğunda kitlenin kitlenin biyopsisi sırasında tansiyon yükselmesi gibi bir adrenal kriz olabilir.*
Böbrek üstü bezi biyopsisi nasıl yapılmaktadır?
Adrenal bezlerin (böbrek üstü bezinin) karın boşluğundaki konumu nedeniyle biyopsisi tecrübe gerektirir. Böbrek üstü bezleri karın boşluğunda retroperiton denilen arka karın bölgesinde yer almaktadır. Bu nedenle biyopside pozisyonlama, görüntüleme, malzeme seçimi, lokal anestezi kullanımı gibi konular öne çıkmaktadır.
Görüntülerin değerlendirilmesi
Böbrek üstü bezi biyopsi planında ilk iş görüntülerin dikkatli değerlendirilmesidir. Biyopsi sırasında beze nasıl ulaşılacağı, hangi malzemeler kullanılacağı, böbrek üstü bezlerinin neresinde parça alınacağı önemlidir. Bunun için eski görüntülemelerin incelenmesi gerekir. Ancak bu görüntülemelerin üzerinde çok uzun zaman geçmemiş olması önemlidir. Böbrek üst bezini görüntülemede MR ve tomografi altın standarttır.
Biyopsi öncesi yapılacaklar
Biyopsi öncesinde kişinin aç olması gerekir. Açlık süresi uygulanması planlanan anestezi yöntemine göre ayarlanır. Kan sulandırıcı kullanan hastaların klinik gözetim dahilinde uygun bir süre önceden bu ilaçları kesmesi gerekir.
İşlemden önce basit kan testleri ile kişinin kanamaya meyilli olup olmadığı araştırılır. Kanama pıhtılaşma testleri 1-2 saatte sonuçlanan basit testler olup aynı gün işlem öncesi yapılabilmektedir.
Biyopsi işlemi
Biyopsi işlemi genellikle tomografi odasında, tomografi cihazı içerisinde yapılmaktadır. Biyopside görüntüleme kılavuzluğu doğru yerden, tek seferde, güvenli bir biyopsi yapmaya olanak sağlamaktadır. Biyopsinin görüntüleme eşliğinde yapılması işlemde olası komplikasyonların da öngörülmesine olanak sağlar.
İşlem genellikle sırtüstü yatar pozisyonda yapılmaktadır. İşleme başlarken öncelikle lokal anestezi ile biyopsi alanı uyuşturulmaktadır. Bu aşama yaklaşık 3-4 dakika sürmektedir. Genelde rahatsız edici bir aşama değildir. İlk başta küçük bir iğne batması hissi dışında genelde herhangi bir ağrı hissedilmemektedir. Biyopsi işleminde kullandığımız lokal anestezi yönteminin detayları için buraya tıklayarak daha detaylı okuma yapabilirsiniz.
Sonrasında biyopsi iğnesi ile böbrek üst bezine ulaşılarak parçalar alma işlemi tamamlanmaktadır. Bu aşamada kişi ağrı hissetmez. Alınan parçalar 2 cm uzunlığında 1,5 mm genişliğinde solucana benzer silindirik parçalardır. Dokular alındıktan sonra formaldehit solüsyonuna konarak patoloji laboratuarına ulaştırılır. Bu solüsyon içerisinde alınan dokular uzun süre bozulmadan kalabilmektedir.
Biyopsi işleminde genellikle trucut biyopsi (kor biyopsi) denilen iğne biyopsi yöntemi kullanılır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) denilen teknik nadiren kullanılabilmekle birlikte yerini günümüzde trucut biyopsiye bırakmıştır. İğne biyopsisinde kullanılan teknikler ile ilgili buraya tıklayarak daha detaylı okuma yapabilirsiniz.
Biyopsi sonrası takip
Böbrek üstü bezi biyopsisi günübirlik olarak gerçekleştirdiğimiz bir biyopsidir. Genellikle biyopsi işlemi sonrasında 1-2 saatlik takip gerekmektedir. Bu süre zarfında hastanın klinik durumu, gerektiğinde kan değerleri, tansiyon, nabız gibi parametreler takip edilir. Ağrı takibi yapılır. Klinik olarak iyi durumda olan hastalar birkaç saat içinde taburcu edilebilmektedirler.
Biyopsi sonrası kişinin evde yatak istirahati önerilir. Ağır iş yapmamak, nefes nefese kalacak, tansiyon yükseltecek aktivitelerden kaçınmak gerekir. İşlem yerine 1 gün süreyle su değmemesinde fayda vardır. İşlem günü banyo, sauna, hamam, uzun yürüyüş veya spor gibi aktiviteler önerilmemektedir.
Diğer biyopsiler ile ilgili detaylı bilgi için buraya tıklayarak ana sayfamıza göz atabilirsiniz.
Son güncelleme tarihi:

Dr. Metin Çevener, MD, EDIR, girişimsel radyoloji alanında özellikle girişimsel tedavilere odaklanan Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji uzmanlarından biridir. 2009 yılından beri girişimsel radyoloji alanında faaliyet gösteren Dr. Metin Çevener, günlük pratik uygulamalarını 2015 yılından beri girişimsel onkoloji alanına yoğunlaştırmıştır. Ayrıca tiroid nodüllerinin girişimsel tedavileri, miyom hastalarında embolizasyon yöntemi, varis hastalığının girişimsel tedavileri, periferik arter hastalıkları ve ağrı konusu ile de ilgilenmektedir. 2005 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuş, 2012 yılında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Radyoloji ihtisasını tamamlamıştır. 2009 yılından beri girişimsel radyoloji ile ilgilenen Dr. Metin Çevener 2019 yılında European Diploma in Radiology diplomasını almaya hak kazanmış, 2022 yılında ‘Centre of Excellence’ belgesi almıştır. Mesleki kuruluş üyelikleri arasında Cardiovascular and Interventional Radiology of Europe (CIRSE), European Society in Oncology (ESIO), European Society of Oncologic Imaging (ESOI), Türk Girişimsel Radyoloji Derneği (TGRD) yer almaktadır. Ulusal ve uluslararası kongre ve sempozyumlarda hem katılımcı ve hem de davetli konuşmacı olarak yer alan Dr.Metin Çevener’in 20’den fazla ulusal ve uluslararası bilimsel makalesi ve 300’den fazla atıfı bulunmaktadır. Dr. Metin Çevener daha önce Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde, Memorial Hastaneler Grubunda ve Varisson Görüntüleme Merkezinde çalışmış olup mesleki görevine Medicana International İstanbul Hastanesinde devam etmektedir. Google Scholar LinkedIn Instagram X Facebook




